G20 Çevre Bakanları sonuç bildirisinin kabul edildiği zirvede bir ilk gerçekleşti!

G20 Çevre Bakanları sonuç bildirisinin kabul edildiği zirvede bir ilk gerçekleşti!

İtalya’daki zirvede G20 Çevre Bakanları sonuç bildirisi kabul edildi

İtalya Ekolojik Dönüşüm Bakanı Roberto Cingolani, ilk günkü toplantıların ardından düzenlediği basın toplantısında, 25 maddelik bir sonuç bildirisini kabul ettiklerini açıkladı.

Bakan Cingolani, “G20, ilk kez iklim, çevre, enerji ve yoksulluk arasındaki bağlantıyı tanıdı. Şimdiye kadar bunlar birbirinden ayrı düşünülen sektörlerdi.” dedi.

G20 Çevre Bakanlarının kabul ettiği bildiride, “G20 Çevre Bakanları olarak, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, kirlilik, habitat kaybı, istilacı yabancı türler, arazi bozulması, çölleşme, okyanus ve deniz sağlığındaki düşüş, tatlı su ve diğer doğal kaynakların sürdürülemez kullanımı konusundaki zorluklara yönelik çabaları sürdürmeyi ve arttırmayı taahhüt ediyoruz. Bu zorlukların üstesinden gelmenin, insan refahı, sürdürülebilir ekonomi, sürdürülebilir üretim ve tüketim için gerekli olduğuna inanıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Biyoçeşitliliğin korunması vurgusu yapılan bildiride, BM 2021-2030 Ekosistem Restorasyonu tarafından sağlanan “2050 Yılına Kadar Doğayla Uyum İçinde Yaşamak” vizyonunu gerçekleştirmeye yönelik özel ivmenin memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.

AA’nın haberine göre; bildiride, emisyon seviyeleri ve iklim değişikliği gibi nedenlerden ötürü okyanus ve denizlerin sağlığından ciddi endişe duyulduğu vurgulandı.

Denizdeki plastik çöp atıklarının deniz ekosistemi, balıkçılık ve turizm üzerindeki ciddi etkisi kabul edilen bildiride, bununla mücadelede; ulusal, bölgesel ve küresel çabaların yoğunlaştırılması çağrısı da yapıldı. Ayrıca tek kullanımlık plastikleri önemli ölçüde azaltmak için toplumların bilinçlendirilmesinin teşvik edildiği belirtildi.

Bildiride, genç kuşaklara çevreyi koruma bilincinin eğitim kanallarıyla aktarılması konusunda iş birliğinin geliştirilmesin ve gençleri her düzeyde çevre ile ilgili süreçlere dahil etmenin öneminin kabul edildiği vurgulandı.

G20 Çevre Bakanları sonuç bildirisinde, yoksulluk, sağlık, ekonomik ve çevresel sınamaların birbiriyle bağlantılı olduğu göz önünde tutularak, farklı gelişmişlik düzeyleri de dikkate alınarak sürdürülebilir ekonomilere adil bir geçiş taahhüt edildi.

Gelişmekte olan ülkelere ve en az gelişmiş ülkelere mali, teknolojik, kapasite geliştirme desteği sağlanmasının teşvik edildiği belirtilen bildiride, Rio Bildirisi ilkeleri hatırlatılarak, “Farklı zorluklarla yüzleştiğimizi kabul ederek, sürdürülebilir kalkınmaya yönelik uluslararası iş birliğimizi güçlendireceğiz.” ifadeleri yer aldı.

Bu arada, G20 Çevre Bakanları toplantısı sebebiyle gün boyu kentin farklı noktalarında G20 karşıtı protestolar yapıldı. Protestocular ellerinde “G20’yi durdurun” yazılı pankartlar taşırken, Bovio Meydanında toplanan göstericilerle güvenlik güçleri arasında zaman zaman gergin anlar yaşandığı bildirildi.

Diğer yandan, G20 Çevre Bakanları yarın da iklim ve enerjiden sorumlu bakanlarla iklim değişikliğiyle mücadele etmek, enerjide ortak vizyonu geliştirmek ve iş birliği alanlarını güçlendirmek amacıyla ortak toplantıda bir araya gelecek.

BAKAN KURUM, BİDEN’IN İKLİM ÖZEL TEMSİLCİSİ KERRY İLE BİR ARAYA GELDİ

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ABD Başkanı Joe Biden’ın İklim Özel Temsilcisi John Kerry ile görüştü.

Kurum, İtalya’nın Napoli kentinde “G20 Çevre ile İklim ve Enerji Bakanları Toplantısı”nın yapıldığı Tarihi Palazzo Reale Sarayı’nda ABD İklim Müzakerecisi Kerry ile bir araya geldi.

Yaklaşık bir saat süren görüşmede Bakan Kurum, ABD ile uzun yıllara dayanan köklü ilişkilere değer verdiklerini, iki ülke arasında kurulan ittifakın, Avrupa-Atlantik bölgesinin barış ve istikrarına büyük katkılar sunduğunu ifade etti.

Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Haziran’da NATO Liderler Zirvesi’nde ABD Başkanı Joe Biden ile son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini, bu görüşmenin bakanlıklar nezdinde iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Bakan Kurum, “Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini hisseden ülkelerden bir tanesi. Akdeniz Havzası’nda yer alması sebebiyle yağışların, sellerin şiddeti ve etkisi her geçen gün artmaktadır.” dedi.

Avrupa’da yaşanan sel felaketlerini anımsatan Kurum, artık bir yıllık yağışların bir saatte düşebildiğini, iklim değişikliğinin sadece çevresel değil, küresel ve ekonomik bir sorun olduğunu vurguladı.

Kurum, Türkiye’nin İklim Değişikliği Eylem Planı’nı hazırladıklarını, 14 maddelik eylem planını uygulamalarla hayata geçirdiklerini, korunan alanların, yeşil alanların sayısını artırdıklarını söyledi.

Türkiye’nin sera gazının azaltımı için taahhütleri olduğunu belirten Kurum, şu ana kadar taahhütlerin de altında bir sera gazı salımı gerçekleştiğini dile getirdi.

Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’ni verimli bir şekilde sürdürdüklerini vurgulayarak, Türkiye’nin enerjide kurulu gücünün yüzde 52’sinin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu ve ülkenin bu anlamda Avrupa’nın 5’inci, dünyanın 12’nci büyük ülkesi olduğunu ifade etti.

Bakan Kurum, şunları kaydetti:

“Tüm bu çalışmalar, Türkiye’nin tarihi sorumluluğu yok denecek kadar az olmasına rağmen iklim değişikliğiyle verdiğimiz mücadeleyi işaret etmektedir. Bu noktada hakikaten çok şanslıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan çevre projelerine gerek kendisi gerek eşi Emine Erdoğan Hanımefendi destek vermektedir. Bizim ülke olarak haklı bir talebimiz var. Gelişmekte olan bir ülke olarak Ek-1 listesinde bulunuyoruz. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesini daha etkin kılabilmesi adına bu haklı talebimizi yineliyoruz. 2016’da Paris Anlaşması’na imza attık ancak taraf olmadık. Taraf olmamamıza rağmen birçok ülkeden daha fazla kararlı adımlar atıyoruz ve atmaya devam edeceğiz. Türkiye olarak bu haklı mücadelemizde sizlerden de destek bekliyoruz.”

Gerek Dünya Bankası gerek Almanya ve Fransa devlet başkanları ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapmış olduğu görüşmelerde iklim finansmanına yardımcı olunacağını ifade ettiklerini aktaran Kurum, COP26 Başkanı Alok Sharma’nın Türkiye ziyaretinde verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ve Paris Anlaşması’nın geleceğine ilişkin görüştüklerini dile getirdi.

Kurum, “Türkiye’nin finansa erişimi noktasına Mutabakat Metni görüşmeleri var. Tüm Bakanlarımız bu mutabakatın sağlanması noktasında hem fikir.” dedi.

Glasgow’da düzenlenecek toplantı öncesinde mutabakatın imzalanmasının Paris Anlaşması sürecini Türkiye nezdinde hızlandıracağını vurgulayan Kurum, “Bu konu TBMM’nin takdirindedir. Bu haksızlığın giderilmesi halinde, Türkiye’nin haklı talebinin karşılanması halinde burada bir olumsuzluk olacağını düşünmüyorum. Bu konunun sizin de girişimlerinizle daha da hızlanabileceğini düşünüyorum. Glasgow öncesi bu konunun netleşmesini umut ediyorum.” diye konuştu.

Türkiye’nin emisyonun azaltılması noktasında potansiyeli yüksek bir ülke olduğunu söyleyen Kurum, “Sizin söylediklerinize katılıyoruz. Dünyaya eğer bizler sahip çıkmazsak, gelecek nesillerimiz için sıkıntılı bir süreç bekliyor. İnşallah el birliği içinde gereken kararları alacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“G20’NİN GÜÇLÜ BİR BEYANLA ORTAYA ÇIKMASI ÇOK ÖNEMLİ”

ABD Başkanının İklim Özel Temsilcisi John Kerry de Türkiye’nin, finans konuları nedeniyle Ek-1 ülkesi olarak değerlendirilmek istemediğini bildiğini dile getirdi.

Paris Anlaşması’ndaki 1,5 derece hedefinin artık yakalanması gerektiğini düşündüklerini kaydeden Kerry, Paris’te söz verilen her şeyi yapamadıklarını, yapmış olmaları durumunda bile hala gezegenin sıcaklığının 2,5-3 derece artmış olacağını, Paris Anlaşması’nda verilen sözler tutulmadığı için gezegenin sıcaklığının 4 dereceye çıkma tehdidiyle karşı karşıya kalındığını ifade etti.

İklim krizinin kötü sonuçlarını ortadan kaldırabilmenin tüm dünyanın sorumluluğu olduğunu belirten Kerry, “G20’nin güçlü bir beyanla ortaya çıkması çok önemli.” dedi.

Kerry, Türkiye’nin emisyon azaltımı noktasında önemli işlere imza atacağını bildiğini ve sorunların çözümü noktasında birlikte çalışmak istediklerini vurguladı.

Kerry, Rize’de sel nedeniyle hayatını kaybedenler için Türkiye’ye baş sağlığı diledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir