Şok ve bilinçsiz diyetler hormon dengesizliğine yol açıyor

Şok ve bilinçsiz diyetler hormon dengesizliğine yol açıyor

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, yaklaşık 2 milyar yetişkin obezite ile yaşamını sürdürürken, Türkiye’de ise obez bireylerin oranı yüzde 22’lere ulaştı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Uzm. Dyt. Işınsu Köksal, harcanandan fazla enerji alımının vücutta yağ artışına ve obeziteye neden olduğunun altını çizerek, obezitenin birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlığa yol açtığını aktardı.

Sağlıklı beslenmenin ve kilo vermenin püf noktaları hakkında bilgi veren Köksal, bir insanda yaklaşık olarak 30-40 milyar yağ hücresi bulunduğunu, yemekten alınan ancak anlık olarak vücut için kullanılmayan kalorilerin, ileri dönemlerde enerji olarak kullanılabilmesi için yağ hücresine dönüştürülerek depolandığını bildirdi.

Köksal, vücudun harcadığından fazla enerji alımının, vücutta yağ artışına neden olarak insulin direnci, diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, hipertansiyon, kalp krizi, safra kesesi iltihaplanması gibi problemleri ortaya çıkarabildiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bu hastalıkların yanı sıra güven kaybı ve depresyon gibi olumsuz etkilerin de obezite ile beraber gelme ihtimali yüksek. Obezitenin temel sebeplerini, fiziksel aktivite eksikliği, hormonal bozukluklar, vitamin ve mineral eksikliği, diyabet, hipoglisemi, hipotiroidi, depresyon ve obeziteye genetik yatkınlık olarak sıralayabiliriz, yanı sıra sağlıksız beslenmeyi ise ayrıca vurgulamak gerek.

Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak ve aynı zamanda alınan kalori miktarını kısıtlamak obezitenin giderilmesinde en önemli yol. Şok diyetler yapmak yerine ayda 3-5 kg arasında kilo vermek sağlıklı bir şekilde kilo kaybı sağlar. Şok diyetlerle verilen kiloların büyük bir kısmı, birkaç ay içerisinde geri alınıyor. Şok ve bilinçsiz diyetler, hormon dengesizliğine yol açıyor.”

“Bitkisel kaynaklı besinleri daha sık tüketmek, kilo kaybını kolaylaştırır”

Köksal, obeziteden kaçınmak için yapılması gereken sağlıklı beslenme önerileri hakkında da bilgi verdi.

Kalori alımını sınırlandırmak gerektiğinin altını çizen Köksal, kilo vermek için günde kadınların yaklaşık olarak 1200-1500, erkeklerin ise 1500-1800 kalori almasının uygun olduğunu aktardı.

Köksal, posa yönünden zengin besinleri yiyerek tok hissetmek, yeme içme konusunda daha sağlıklı seçimler yapmak gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

“Hayvansal kaynaklı besinlerden ziyade bitkisel kaynaklı besinleri daha sık tüketmek, kilo kaybını kolaylaştırır. Günlük protein ihtiyacını karşılamak için haftanın 2 günü mevsim balıkları veya organik tavuk/hindi göğsü, diğer 2 günü yağsız kırmızı et veya yağsız kıymadan köfte veya yumurta gibi alternatifler, haftanın diğer 2-3 ise günü kuru baklagiller yenebilir. Protein ve bitkisel yağlardan zengin besinleri yiyerek tok hissetmek önemli. Koca bir kase makarna veya mantı yemek yerine proteinden zengin 1 porsiyon fırında/buğulama mevsim balığı veya 1 porsiyon mercimekli salata ve 1 bardak kefir tüketmek, acıktığımızda ise günde 1 avuç kuruyemiş yemek obeziteye karşı koruyucudur.
Elma, ananas, tatlı meyveler yerine ekşi mevsim meyveleri, yulaf ezmesi, yoğurt, kefir, yumurta, yeşil mercimek ve mevsim balıklarının daha sık fakat kişiye uygun miktarda tüketimi obeziteden kaçınmayı ve kilo vermeyi kolaylaştırır. Diyet süresince meyve tüketimi günde genel olarak 2 orta boyu geçmemelidir.

Açlık krizlerini bastırmak için sağlıklı bir ana yemeğin ardından 4-5 saat sonrasında sağlıklı hafif bir atıştırmalık yapılabilir. Akşam yemeğinden sonra veya yatmadan önce yemek yemekten kaçınmak gerekir. Açlık ve susuzluk birbirine karışır. Bu sebeple gün içinde düzenli aralıkla su içmeye özen gösterin. Günde 8-12 bardak su tüketimi, vücudun sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlar. Beslenme günlüğü tutarak, gün içinde sağlıklı/sağlıksız neler yediğinizi görerek, beslenme alışkanlıklarınız konusunda farkındalığınızı artırın. Gün içinde daha aktif olmaya özen gösterin. Ayda bir kaç gün, mutlaka doktor veya diyetisyeninize danışarak, gün içinde su içerek 8-12 saat gibi kısa süreli oruç uygulayın.”

Obeziteden korunmak için kaçınılması gerekenler hakkında da uyarılarda bulunan Köksal, hazır meyve suları, hazır gazlı içecekler ve light içecekler, alkollü içecekler, rafine edilmiş beyaz undan yapılmış ürünler, beyaz pirinç, beyaz makarna, beyaz ekmek, yoğun miktarda şeker ve işlenmiş karbonhidrat içeren fast-foodlar, hamur işleri, pasta, börek, çörek, kek, kurabiye, gofret, çikolata, margarin ve margarin gibi trans yağ asitleri içeren ürünler, şeker ve şekerli besinler, yapay tatlandırıcılar, yağda kızartmalar, kavurmalar, yağlı sos eklenmiş besinler ve kızartma yağları ile tuzlanmış ve şekerle kaplanmış kuruyemişlerden kaçınmak gerektiğini aktardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir